Thursday, May 28, 2009

Kurban - Sorma


Foto

--------------Hamak--------------------------Road to Nowhere-----------------------Pis---------------------

Thursday, May 14, 2009

The Final Cut

Bugune kadar gordugum en iyi ana konulardan birine sahip bu film. Ama nedense pek ilgi gormemis. Bilen kisi az. Kisaca soyle anlatabilirim. Yakin bi gelecekte, bir cip yapiliyor. Bu cip yasadigin sure boyunca gordugun ve duydugun herseyi aynen kaydediyor. Iste moda oluyor, yeni dogan her bebege ailesi bundan taktiriyor falan. Sonra bizim adamimiz Robin Williams'in isi de bu goruntulerden bir film yapmak olen insanlarin ardindan, onlarin cipleriyle. Inanilmaz duzenli bir hayati var, iste bir gun olmus zengin bi adamin cipi getirilir sonra olaylar gelisir falan filan. Filmde en sevdigim sahne, adamin kadina cipin bazen gordukleri degil de hayal ettiklerini kaydettigini gosterdigi sahneydi. Trailer'ini buraya koyuyorum. Izlemediyseniz kesinlikle oneririm bu degisik tecrubeyi.

Wednesday, May 13, 2009

Zelda

Tam adi "The Legend of Zelda - Link's Awakening" Nintendo Gameboy'la birlikte gelmisti bize. O kadar sansliyim ki gameboy icin uretilmis en iyi oyundur. Hatta bilgisayar oyunlari tarihinin en iyi oyunu secilmisligi bile var(bu listede Half-Life 2 besinci sirada). Tam hatirlamiyorum 12-13 yil onceydi, ilkokuldaydim. Soyle hatirladigim kadarini anlatiym. Firtinada gemimiz parcalaniyor bir adada uyaniyoruz prenses Zelda bizi kiyida bulup evine almis. Bir odadayiz yataktan cikiyoruz Zelda'nin babasi var. Disari cikiyoruz ada cok buyuk. Gidilecek bir suru yer, kazanilacak bir suru ozellik var. Ilk once sahilde kilicimizi buluyoruz. Artik yolumuzu kapatan cimenleri kesebiliyoruz ve yaratiklari oldurebiliyoruz. Degisik zindanlar, herbirinde farkli dusmanlar falan. Sonra yuzuk aliyoruz. Artik kayalari kaldirip adada gidemedigimiz yerlere gidiyoruz. Sonra tuy aliyoruz. Artik atlayamadigimiz deliklerin ustunden atliyabiliyoruz. Sonra ne aliyoduk hatirlamiyorum ama buyuk ihtimal palet aliyoruz ve yuzebiliyoruz artik suya dusunce olmek yok ve baliklarin zindanina girebiliyoruz. Sonra kalkan aliyoruz, sonra ok aliyoruz, surekli bir seyler oluyor hikaye gelisiyor. Zelda ile aramizda bir ask da vardi sanki ve kaciriliyo muydu bize arada gelip yardim mi ediyodu tam hatirlamiyorum. Ada halki, maceramizda yolda karsilastigimiz insanlar, bir suru muhabbet. Tabi o zamanlar anlamiyorum bu muhabbetlerin yarisini tusa basarak blink blink efektiyle geciyorum ama diger yarisi olay orgusunden falan aciga cikiyor yazilari okumaya gerek olmadan. Harita hayvan gibi buyuk. Buna ragmen esas hatirladigim yerler zindanlar. Cunku en cok orda vakit geciriliyodu. Hepsi birbirinden oldukca degisikti. Gecemeyip degisik stratejiler uretiyodum. Ufacik bir ekranda, siyah beyaz bir sekilde, bu oyunla o kadar cok hayallere dalardim ki anlatamam. Zaten nerdeyse herbiseyi yapabiliyosun. O kucuk cocugun aklina gelen seyleri bi dusun. Muzigi de 10 numaraydi ve surekli calardi arkada, ben oynarken. Bazen pili bitmesin diye kisardim sesi gerci. Oyunu bir kac ayda bitirdim. Kaydedip devam edilen, bitirdigim ilk oyundu Zelda.

"Zelda bizi uyandirirkenki sahne boyle.
"

Tuesday, May 12, 2009

Jimmy Eat World - Sweetness

Cok eglenceli bi sarkiydi bu. Klip de oyle.

Watch more Yahoo! Music videos on AOL Video

(Amiga)Super Cars 2 - Menu Muzigi

Bu muzigi aradan 10 yildan uzun bir zaman gecmesine ragmen unutamiyorum. Hala beynimin icinde dolaniyor, hatta bazen isligini bile caliyorum. Kim yapti, nasi yapti, acayip tebrik ediyorum, buyuk saygi duyuyorum. Siz de dinleyin, cocuklugumda hayran oldugum bu melodiye siz de hayran olun. Bi gun bunu sahnede calip oyle olmek istiyorum.

Incubus - Nice to Know You

Bundan sonra yazacak bisey bulamazsam boyle zaman icinden begendigim muzik kliplerini koyucam.
Evet, boyle bi karar aldim :) Hem boylelikle blogun kisiligi daha bi sekillenir sanirim.

Watch more MTVM videos on AOL Video

Sunday, May 10, 2009

Mor ve Otesi - Iddia

Bu grafikler gecmise goturdu beni resmen. 90'larin basinda oyun oynayan Turkiye'de buyumus cocuklara hitaben yapilmis bi klip bu.
Sensible Soccer seklinde kanarya aslan maci, okula girince sinavdan sinava atlarken gozluk toplayarak gucu azalan cocugun assagidaki Doom suratinin kafasi karisma hareketleri, sehirin arasinda habire minareler, yalanlari simgeliyen leylekler, kacmaya calisilan paraci yesil insanlar, en sondaki karmasa, civisi cikma falan. Bir suru ayrinti var bu klipte, hepsinden tek tek bahsetmicem.
Acayip begendim ben.

Mor ve Otesi - Iddia (Music Video) from DIGIMIND on Vimeo.

Music Video for Mor ve Otesi - Basibozuk (2009) album. Created by Digimind (www.dgmnd.com) for Rakun Muzik.

Sisifos 2

Kitaptan alinti :

"Derin duygular da buyuk yapitlar gibi bilincli olarak soylediklerinden daha fazla anlam tasir her zaman."

"Direnim ile acik gorusluluk, uyumsuzun, umudun ve olumun birbirlerine karsilik verdikleri bu insandisi oyunun ayricalikli izleyicileridir. O zaman us, bu hem ilkel, hem de alabildigine incelmis dansin figurlerini daha orneklendirmeden ve daha kendisi yasamadan da cozumleyebilir."

"Insanliga gercek boyutlarini ancak baskaldiri kazandirabilir"

Albert Camus

Noir Tale















Saturday, May 9, 2009

Charlie Hunnam

1980, Ingiltere, Newcastle dogumlu aktor. Su ana kadar 4 dizi 6 da film de oynamis. Bence acayip yetenekli. Tarih olarak 2002 den sonra nerde oynadiysa hepsini izlemisim. Yani oynadigi son 5 film ve 2 dizi. Bu 7 yapimda da o kadar apayri karakterlerdeydi ki, bir iki kere gordukten sonra olm bu adam napiyo lan hicbirinde taniyamiyom diyorum. Hele ki Green Street Hooligans'taki performansinin, hani abarttin diyceksiniz ama, The Dark Knight'taki Joker performansindan assagi kalir yani yok. Ozellikle saygi duydugum kismi ise, genc ve yakisikli olmasina ragmen hic bu yonune yuklenmeden, ya sanssiz ya acimasiz ya gormus gecirmis iste neblim hep siradan bir kisiymis gibi. Hatta aksani bile degisik surekli. Simdi size de gostermek istiyorum. Sadece bu sekilde bile bu farkedilecek eminim.
Evet, kronolojik olarak en son oynadigi 6 yapimdan kesitler:

Nicholas Nickleby

Undeclared









Cold Mountain

Green Street Hooligans








Children of Men

Sons of Anarchy








Kendisinden gelecekte son derece umutlu oldugumu belirtmek isterim. Super filmlerde super oyunculuklar, bi de cok tutmadigim bisey olan su Oscar odulunden en az bir tane bekliyorum.

Thursday, May 7, 2009

Esinti














Wednesday, May 6, 2009

Dinozor Kani

Ntvmsnbc'de gezerken koselerde biyerde bi baslik gozume ilisti "Dinozor Kani Bulundu". Hemen aklimdan Jurassic Park'taki o recine icinde milyonlarca yil durmus sinek gecti. Girip okudum. Sonra ingiltere liginde auta giden topa tirbunlerin tepkisi olan uuu ses efekti gibi bisey oldu icimde. Burda Cem Yilmaz'dan alinti yapayim "Mars'ta su bulundu! .. ama kuyu suyuymus" Tabii ki fos degil ama o kadar da onemli bir haber degilmis megersem. Jurassic Park'la pek alakasi yoktu ama yine de tam filmlik bir olay yasanmis.
Haber soyle:
"Kollajen gibi bazı proteinlerin, DNA’dan daha uzun süre bozulmadan kaldığı biliniyor. Ancak, 65 milyon yıl önce yok olan dinazorlardan günümüze ulaşan bir örnek bulunmuyordu. Kuzey California Üniversitesi’nden Mary Schweitzer’in yürüttüğü kazı sırasında yaşanan bir kaza sonucunda bu değişti.

Kaza sonucu kırılan bir Tiranosorus bacak kemiğinde, dokular arasındaki boşlukları dolduran kolajen proteinleinin var olabileceğinden kuşkulanan bilimadamaları, kemikleri labaratuvara gönderdi.

Yapılan testlerden sonra, kemiğin 80 milyon yıl önce ölmüş bir dinazora ait olduğu ve kolajenin varlığı saptandı.

Her ne kadar kolajen, önemli bir bulgu olarak değerlendirilse de, neredeyse bütün hayvanlarda ortak bulunuduğu için dinazorların evrimi hakkında fazla bir bilgi vermiyor. Ancak labaratuvar sonuçlarında, kolajenin yanı sıra, hemoglobin, elastin, laminin ve kan ya da kemik yapısına ait olduğu düşünülen hücre benzeri bazı yapıların da varlığı ortaya çıktı.

Kolajenin yanı sıra yeni bulunan proteinlerin ve diğer yapıların, dinazorların evrimi hakkında pek çok yeni bilginin önünü açması bekleniyor."

Kaza sonucu kirilan Tiranosorus bacak kemiginden dunyada ilk kez sahit olunan bisey cikiyor. Burasi filmlik dedigim kismi. Ama pek de bi fark yaratmamis bilim dunyasinda. O yuzden boyle yeniden canlandirmalar, klonlamalar falan soz konusu degil henuz Jurassic Park gibi. Hani ilerde olsa bile para kazanmak isteyen dinazor asigi insanlar falan yapmaz. Belki evrimleri hakkinda daha cok bilgi edinmek icin yapmaya calisabilirler gibime geliyor.

Pliskin

Metal Gear Solid 2'nin hemen basinda vefat etti sandigimiz bas karakter
Snake'in ilerki bolumlerde Raiden'le oynarken baska bir karaktermiscesine
bize yardim ederkenki kullandigi isimdir Pliskin.



Ama ben bundan bahsetmek yerine cogu insanin sevmedigi(bunda sari saclari, ince yapisi kisacasi geyimsi tipi etkili olsa gerek) ama bence Snake'den daha az zorlama bi karakter olan Raiden karakterinin oyunda gecen ufak bir ozelliginden bahsedicem. Bi sekilde aklimda kalmis. Biz Raiden ile oynarken telsiz baglantilarimizda ilginc bir iliskimiz olan esimizle irtibattayiz. Gorevleri alirken bi yandan da askimizla ilgili falan konusuyoruz. Iste bu konusmalardan birinde gecen bu dialog beni cok etkiledi. Biraz aklimda kalmadigi icin bosluklari atarak doldurucam. Kadin bize diyor ki:
K - "Raiden hani evde beni hic sokmadigin o odan vardi ya o odaya girdim"
R - "Neden yaptin bunu!"
K - (Aglamaya baslar)"O oda... o oda bostu, hicbir sey yoktu."
K - "Sadece bir yatak ve bir masa vardi. Ne televizyon seti, ne aile fotolari, bi poster bile yoktu."
R - "Hayir ben o odayi sadece uyumak icin kullaniyorum"
K - "Baskasi mi var diye baktim ama kimse yoktu. Ne baskasi vardi, ne ben vardim. Sen bile yoktun Jack(gercek ismiydi galiba bu)"

Bu benim ilginc bi sekilde hosuma gitmis ve dusundurtmustu beni o zaman. Bi de cok ufak bi ayrinti olmasi daha hos yapmis bence bu sahnemsiyi.
Oyunda bu cesit bir suru degisik sey var. Bana gore Metal Gear Solid 2 cok iyi bi oyundu. Grafiklerinin yani sira bu cesit bir cok ayrinti olmasi da guzeldi. Bunun icin verilmesi gereken isim Hideo Kojima

Boyle derin sahneler oyunlarda cok daha ilginc oluyor. Ruyamsi bir tat birakiyor insanin hafizasinda. Silent Hill 2'de de boyle ruyamsi bir derinligi olan bir sahne vardi. Onu anlatmak yerine vidyosunu koyucam buraya. Sanirim oyle daha yararli olur. Cunku bu sahnedeki en onemli unsur muzik. Bunun icin verilmesi gereken isim de Akira Yamaoka

Kumsalda Futbol


Kumsalda top oynayarak buyumus biri olarak en son ne zaman kumsalda top oynadigimi hatirlamamak beni oldukca kotu etkiliyor valla. Internette gezerken sans eseri bu fotografi gorup ic gecirmemle bilgisayarima kaydetmem bir oldu. Direkt aklima denizden karaya esen ruzgari kullanarak denizin ustunden falso alip karsidakine ulasan uzun paslasmanin verdigi zevk geldi. Bir de boyle yazin sicak falan oluyo ya bu isi aksam 7-8 sularinda yapmanin verdigi haz geldi, o serin ruzgar falan. Bunun altina sarki koymicam protesto ediyorum kendimi. Fotografin kendi yeter.

Tuesday, May 5, 2009

Level

Orta 1'den universite 2'ye kadar nerdeyse kesintisiz takip ettigim bir dergiydi level(arada bi pcgamer vardi sonra geri geldi level), belki de o mis kokusu bagimlilik yapmisti kimbilir. Sonra bi kopukluk oldu, hem ben biraktim takip etmeyi hem de bi iki sene sonra kapandi veya adi degisti tam bilmiyorum. Bu bloga biseyler yazarken farkettim ki ordaki incelemeler, haberler falan gibi oluyo ayni. Sonra dusundum, ben baya okumustum o dergiyi ve sanirim icimde bi istekler olusmus, bilincaltima islemis. Buraya yazarken zevk almamin nedeni sanirim bu dergi. Simdi Sinan'indan Firat'indan bahsetmicem ama bir cok simdinin eski oyununu cikmadan once burda okuyup cok agzimin suyu akmisligi veya dunyadaki bazi gelismeleri bu derginin samimi yazilarindan ogrenmisligim vardir. Bilen bilir, cogu zaman penguenden, uykusuzdan bile belki de daha komik seyler olurdu. Neyse daha fazla abartmadan yaziyi bitireyim. Demem o ki buraya yazdiklarimi okurken sanki level okuyo gibi hissederseniz haklisiniz. Bilmeden de olsa oyle yapmaya calistigimdandir. Gonul isterdi ki zamaninda Istanbulda olsaydik da yazarligina basvursaydik da kabul olsaydik da boyle oyun oynayip bilgisayara onlar hakkinda eglenceli yazilar yazarak para kazansaydik simdi. Olsun ama artik o kadar hevesim yok zaten. Buraya da derginin yanindaki cd'nin gizli yerinde olan underground bolumunun muzigini koyayim. Bakiym bulabilcem mi? Ahanda buldum, Viva la Resistance!

Had Gadia

Free Zone isimli bunaltici filmi izledikten sonra aklimda kalan iki seyden biri bu sarki(oteki de Natalie Portman'in oyunculugu). Film oldukca duragandi, pek begenmedim. Ama bu sarkiyi bu filmi izledikten hemen sonra aradim buldum yukledim. O gunden beri mp3 dosyalarimin arasinda yeri vardir. Chava Alberstein'in mukemmel yorumuna hayran kalmamak elde degil. Sozlerinin de son derece manidar, metaforlarla suslenmis oldugunu soylemek isterim. Oldukca etkileyici. Yonetmen Amos Gitai filmin acilis sahnesinde basrol oyuncusu Natalie Portman'in bu sahnesi için ; " rebecca’nin aracin camindan bakindigi mekana ait hislerini anlatmak icin, o’nun yuzunu bir ayna gibi kullanıyor. ne gordugunu gormuyorsunuz, ama ne gordugunu biliyorsunuz… " demis. Film Israil'de geciyor, sarki ibranice. Iste o sahne ve o sarki.

Sanki Filistinli bi cocuk tekerlemesi di mi?

Monday, May 4, 2009

Silverchair

1980 dogumlu bu 3 okul arkadasi 15 yaslarinda ilk albumleri Frogstomp'u piyasaya surup dunyaca unlu olduktan sonra(tabi oyle pat diye olmuyolar bi yarisma kazanma hikayeleri falan var) 17 yaslarinda ikinci albumleri Freak Show'u cikardilar. 19 yaslarinda ise inanilmaz bir kademe kat ederek hayvan gibi zengin muzikal ezgilerle donanmis bir album olan Neon Ballroom'u cikardilar. Daha sonra Diorama ve en son olarak da 2007 yilinda Young Modern albumunu cikardilar. Bu 5 album arasinda gitgide o kadar degistiler ki ilk ciktiklari grupla su anki grup arasinda daglar kadar fark var. Simdi bu album donemlerinden birer resim ve birer sarki koyucam. Bir de siz degerlendirin.

1)Frogstomp :
Bu donemde Nirvana ve Pearl Jam gruplarindan
etkilediklerini acikca dile getiriyolar. Ergenlik,
genclik sorunlari tarzi bir atmosferleri var.








Tomorrow


2)Freak Show

Burda kendi muziklerini buluyolar ama tam
potansiyellerini daha kullanamiyolar. Buna
ragmen dunya capinda oldukca ragbet goruyolar.
Bu donemde oldukca sinirli bir tarzlari var,
buraya koydugum Cemetery albumun en yavas
sarkisi ama yaylilari kullanmasindan dolayi
diger tarzlara gecis sarkisi olarak belirtmek istedim.






Cemetery

3)Neon Ballroom
Iste Silverchair'in altin cagi Neon Ballroom donemi.
Kendi muziklerini son raddede sergiliyolar. Olabilcek
en ust duzey bir album cikariyolar. Inanilmaz depresif,
yogun ve derin bir tarzlari var burda. Depresyon donemi
atmosferi yani. Muzikal kaliteden yukarda bahsetmistim.








Emotion Sickness

4)Diorama
Yapmak istedikleri en iyi seyi Neon Ballroom'la
gerceklestirdiler zaten, burda yeni tarzlara yelken
acmak istemisler. Frontman Daniel Johns bu
albumde bir hollywood muzikali havasi yakalamak
istedik demis.








Tuna in the Brine

5)Young Modern
Burda da yeni bir tarz deneyimi icindeler,
Diorama doneminden siyrilip biraz daha delice
ve enerjik isler denemisler. Buraya attigim
Straight Lines sarkisinin tarzi bana Coldplay'i
andiriyor acikcasi.







Straight Lines


Iste boyleyken boyle derler ya aynen oyle olmus durumda Silverchair grubu da. Ben bu basligi acarken asil amacim son albumdeki Those Thieving Birds isimli guzide parcayi koymakti ama konu depdegisik oldu ve bu sarkiyi koyamadim. O yuzden en sona kapanis sarkisi olarak koyayorum. Boyle assagdan yukari dogru credits geciyomus gibi hayal edin. Buyrunz, "Young Modern" albumunden "Those Thieving Birds"

Omegle

18 yasinda bir lise son cocugunun kurdugu site. Giriyosun karsina hemen ardindan gireni bagliyor. Hazir olan hic bir bilgi olmadan 2 kisiyi sohbet ettiriyor. Istedigini sor, begenmezsen cik git. Bir ilginc ozelligi de edilen sohbet bittiginde altta kaydet tusu cikiyor ve bilgisayarina kaydediyosun. Bu site dunyaca unlu olmus, ve bir sekilde bana da ulasti, dun gece girdim baktim. Bu ara eksisozlukte baya moda oldugu icin Turkler cogunluktaydi. Ilginc sonuclar olustu. Onlari burda kronolojik sirayla paylasicam simdi.

1) Ilk deneme

Connecting to server...
Looking for someone you can chat with. Hang on.
You're now chatting with a random stranger. Say hi!
You: naber la
Stranger: nerdesin olum 2 saattir
Stranger: naptın
You: sictim
You: sen napiyon
Stranger: sigara yakıcam dur
Stranger: koç üni geyiği ne
Stranger: yurtta mı yayılmış
You: hee
You: komsular birbiriyle
You: konusuyomus falan
Stranger: haketen neler dönmüş olmuş
You: yurttan
You: sesler korosu
Stranger: sahiden sıçmaıdn di mi
Stranger: yalancısınız hepiniz, erkekler....
You: oyleyizdir
You: ama bise sorcam
Stranger: yes
You: neyse bosver
Stranger: temam
Stranger: öperim, iy geceler
You: hastasinim
Stranger: bi daha denk gelirsek benim nick stranger hacı
Stranger: hahahah
You: olrayt
Your conversational partner has disconnected.

2) Burda bi onceki konusmada bana yapilan sakayi kopyaladim milleti avlamaya calisiyodum biri oltaya geldi cidden.

Connecting to server...
Looking for someone you can chat with. Hang on.
You're now chatting with a random stranger. Say hi!
You: Hello, This is Mike from Omegle customer support, we have had recent complaints of abuse of this website by your IP address. Your address is currently logged and we will be reporting you to the appropriate authorities.

We have reason to believe you are grooming minors in an attempt to solicit indecent pictures and/or video of them. The Police have been alerted and should contact you within 24 hours. If you fail to receive this call then a warrant for your arrest will be immediately posted nationwide.
You: Do you want to talk to me about that?
Stranger: Ah, sorry, I definitely own up to that and will stop now!
Stranger: I apologize for this. :(
Stranger: OH WAIT WHAT
Stranger: Hahaha no.
Stranger: I thought it was because I was constantly going from room to room looking for "Kam"
You: Yes I think that was it.
Stranger: Of course, of course.
Stranger: Also, cool idea.
Stranger: Scared the hell out of me.
Stranger: Seriously, it worked freaking well.
Your conversational partner has disconnected.

3) Yorumsuz

Connecting to server...
Looking for someone you can chat with. Hang on.
You're now chatting with a random stranger. Say hi!
Stranger: hi
You: hi
Stranger: where r u from
You: greece
You: u
Stranger: ooh neighbour
Stranger: :))
You: are you turkish
Stranger: yeah :))
You: some of you guys are cool
You: but most of you i dont like
Stranger: actually i think the same
You: so you think you are cool lol
Stranger: no i think you are cool :))
You: then i think the same for you
Stranger: thanks
Stranger: where r u living in greece?
You: athens
You: you?
Stranger: izmir
Stranger: or smyrni
Stranger: :)
You: oh i know
You: it is like a saved place or sth in turkey right ?
You: politically
Stranger: yes izmir is totally different
Stranger: because of its people
You: how come?
You: cant they just travel from other cities
You: ?
Stranger: no
Stranger: ı dont understand
Stranger: where?
Stranger: to izmir
Stranger: ?
You: yes
Stranger: everybody can travel every city in turkey
You: so why its different form the city next to it?
Stranger: really i dont know but yeah you are right
You: :)
Stranger: now i am studying at cyprus
You: there should be greek people too
Stranger: yes
You: you learnt any words from them
Stranger: amm
Stranger: i know lots of greek song
Stranger: i am from bornova in izmir
Stranger: and
Stranger: paporaki tou bournova
Stranger: kekarotsa dis terias
Stranger: or smthing
Stranger: :D
You: yes
You: yo know sakis rouvas
Stranger: yeah
Stranger: anna vissi
You: anna vissi isnt that famous
You: but everybody knows sakis rouvas
You: is he famous there too or you ust know much
Stranger: famous of course
You: i know tarkan
You: mor ve otesi
Stranger: he was in lots of tv shows here
Stranger: ooh i like mor ve ötesi
You: yes i like rock music
You: and i think they are good
Stranger: yeah i think so
You: what was the song
You: dali
You: deli
Stranger: aah
Stranger: "the crazy"
Stranger: :D
Stranger: the eurovision song right?
You: yes
You: what is crazy
You: the maning
You: meaning
Stranger: deli means crazy
Stranger: yeag
Stranger: yeah
You: ok i got to go
You: nice talking to you
Stranger: u 2 bro
You: turkish friend
You: cool friend :P
Stranger: actually u can add me
Stranger: if u want
Stranger: blackdark238@hotmail.com
You have disconnected.

4) Hmm

Connecting to server...
Looking for someone you can chat with. Hang on.
You're now chatting with a random stranger. Say hi!
Stranger: Have you read 1984/The Lord of the Rings/The Inferno/Angels & Demons
You: yes
You: not inferno only
You: but other 3
Stranger: Ok. You know how hard it is to find someone who has read even one of them?
You: no actually there are a lot of people who hav read these
You: they are lik the most famous books in the universe
Your conversational partner has disconnected.

5) Le finale


Connecting to server...
Looking for someone you can chat with. Hang on.
You're now chatting with a random stranger. Say hi!
Stranger: havada durdum
You: la gel az
Stranger: şahitlerim var, havada durdum
You: simdi adam demis
You: halpte demis
You: 3 okka
Stranger: alalllllahhhhh,
You: sadri bey napiyosunuz
You: gel tarikcim
You: alialim sizi disari
You: evet alalim
Stranger: hal erken gitti... gitmese ben öle havada kalırdım, tarıkında aklını alırdım hafız
You: sana gelen bana gelsin
You: ben de ucucam
You: kaplimbalar da sicar
Stranger: yerde bi bi kaç tur dönmek lazım. bide dikkat et, ben o gün dönerken kafayı hafif çarpmışım - o gün bugün bi baş dönmesi sorma
You: ben ucuyom ozaman
You: hadi
You: allllaaaahhhh
Stranger: hep beraber hadi
Stranger: allllaaahhhh
You: allllllaaaaahhhhhhhhhhhhhhh
Stranger: allllaaahhhhhhhhhhh hadi uç
Stranger: :D
You have disconnected.

The Curse of Monkey Island

Bugune kadar oynadigim oyunlar arasinda en sevdiklerimden biri suphesiz The Curse of Monkey Island'dir. Inanilmaz komik ve sempatik dialoglar ve olaylar ile son derece ic acici ve yine sempatik cizimler, mekanlar ve muzikler bir aradaydi bu oyunda. Simdilerde boyle iki boyutlu anime stilinde oyun hic cikmiyor. Ciksa bile basit taklit olmaktan oteye gidemiyor. Belki o yillarda daha cocuk oldugum icin boyle olaganustu biseymis gibi hatirliyo olabilirim diye dusunup youtube'dan falan vidyolarini izledim ama tam da hatirladigim gibiydi.Her sey guzel, komik ve kaliteliydi. Bu arada unlu film serisi Pirates of the Caribbean'daki bir cok ayrinti ve karakter bu oyundan esinlenilmistir. Boyle bir sey soylemiyor filmin yapimcilari fakat bu oyunu bilen herkes filmleri izlerken bu durumun farkina varir. Bir de Broken Sword I ve II var. Onlar daha gercek dunyada geciyordu fakat yine macera dolu guzel hikayeli, komik ve kaliteli iki boyutlu anime tarzi adventure oyunlariydi. George Stobbart ve Guybrush Threepwood cocuklugumun kahramanlariydi. O hayatla dalga gecen ses tonlari, kendi kendilerince yaptiklari espiriler falan...


Monkey Island'in o hos muzigini de buraya ilistirivereyim:

Sunday, May 3, 2009

Equilibrium

Hissetmenin yasaklandigi ve ilaclarla bastirildigi bir toplumda hic muzik dinlemeden buyumus insanin ilacini almayi birakmayi denedigi gunlerde rast geldigi muzige verdigi tepkiyi anlatan bir sahne.

bir de penceredeki bandi sokup yagmura ve manzaraya baktigi sahne vardi onun vidyosunu bulamadim ama resmi soyle:

Gercek Canavarlar

Zamaninda Nickelodeon'u izlerken takip ettiklerim arasinda "Aaahh!!! Real Monsters" da vardi. O zamanlar pek uzerinde kafa yormasam da. Simdi bi sacmalik aklima geldi.

Tamam bizim ucluyu gectim de,
o ogretmenin topuklu ayakkabilari
ne tur bir yaraticilik ne tur bir
kafadir ya?
(bilmeyenler icin not: ogretmen bildigin erkek)

Zamani Geldi














Sisifos

Kitaptan alinti :

"Tanrilar Sisifos'u bir kayayi durmamacasina bir dagin tepesine kadar yuvarlayip cikarmaya mahkum etmislerdi; Sisifos kayayi tepeye kadar getirecek, kaya tepeye gelince kendi agirligiyla yeniden asagi dusecekti hep. Yararsiz ve umutsuz cabadan daha korkunc bir ceza olmadigini dusunmuslerdi. O kadar haksiz da sayilmazlardi."


Albert Camus

HOMAM IV soundtrack

Heroes of Might and Magic IV, III kadar olmasa da yine kendi capinda eglenceli bir oyun. Ama oyun icindeki muzikler mukemmel. Hem orta dunya atmosferini hissettiriyo hem de cok az bulunur guzellikte ezgilere sahip. Bu haritada gezerkenki muziklerden bi tanesi ve aylardir mp3 calarimin degismezlerinden.

Nike - Take it to the next level - Director's Cut

Malum reklamin uzun versiyonu. Bu teknikle film ceksinler artik, degisik bi his. Blair Witch, Cloverfield ve REC'i seviyorum zaten. Kamerasiz olunca daha bile iyi. Futbol olmasina gerek yok, ama futbol olsa super olur boyle 2 saat izlerim oh.


Not: Gay Fabregas :P

Warning & Point of View

Biri Incubus'e digeri Silverchair'e ait bu sarkilarin. Ben cok benzetiyorum temposunu, havasini falan.

Incubus - Warning


Silverchair - Point of View

Gladiator & Bourne

Bu iki filmin ana karakterlerinin bir ortak ozelligini farkettim. Ikisi de icinde hayvan gibi potansiyel barindiran gosterissiz tipler.

Maximus icinde olabilecek en iyi ve yetenekli bir general sakli olan gladyator parcasi.

Jason Bourne ise icinde en ust duzey yeteneklerde bir ajan sakli olan siradan vatandas.

Saturday, May 2, 2009

Animatrix

Inanilmaz bir altyapi zenginligi olan Matrix dunyasinin neden aksiyon bombardimani filmlere harcanmasini anliyabiliyorum, gise hasilati, para falan. Fakat bu altyapi zenginligini neden kullanmaya devam etmediklerini bi turlu anliyamiyorum. Su altta attigim Animatrix bolumlerini belki 10'uncu izleyisim. Burada olmayanlarin bazilarini pek sevmedim ama onlari da en az 2 kere izledim cunku Matrix atmosferi, hissi hosuma gidiyo. Bunlar gibi (ronesanslar haric) 100'lerce falan yeni bolumler cikar diye umuyodum lise 2'deyken Animatrix'i ilk izledigimde. Ama 1 tane bile yeni bolume veya benzer bir seye rastlamadim. Buraya en sevdigim 4 tanesini koydum, kronolojik sirayla izlenmesi gereken sekilde. Bi de basliklarin yanlarina iki kelimelik ozetlerini yazdim.




The Second Renaissance Part I (Yapay Zeka)




The Second Renaissance Part II (Robotlarin Galibiyeti, Matrix'in Olusumu)




Kid's Story (Matrix'ten Uyanis)




Beyond (Matrix'teki Bozuk Bolge)


Cellar

Bodruma inip minyatur sallanan sandalyeyi, tozlu aynayi ve karanlik odamsiyi gorunce hemen aklima mekana sekil verip boyle bi vidyo yapmak geldi. Biraz kisa oldu ama buna da sukur napalim tembellik diz boyu.

Cellar from Serhat Arslan on Vimeo.

music: matt uelmen - tristram (intro)

Siyah & Beyaz

Okulda fotograf dersinde dedemin emektar analog Nikon'unu kullaniyorum normalde. Ama son haftaya girerken makina bozuldu ve son odevi yapamadim. Hocaya anlattim yeter da dedim cok yaptim ben A veriyon mu dedim. Adam bana dijital makinen varsa fotograf kagadi al printerdan cikar getir dedi. Konuyla alakasiz olsa da guzel seyler cekmissen getir dedi. Sen film isine gircen, guzel bi portfolion olsun, duran goruntuyle(ingilizceden cevirme) de ne yapabildigini gormek isterler falan dedi. Ben de begeniklerimi siyah beyaza cevirdim bu sali printleyip goturcem kendi bastiklarimin ustune eklicem belesci bir sekilde. Iste bunlar da bu olaydan ortaya cikan sonuclar.






Friday, May 1, 2009

Uzay Bilgisi

Science Channel'in sitesinde "Space School" diye 5-10 dakkalik vidyolar var. Iste bu vidyolari gorsellik, alttaki muzikler, konusan adamin ses tonu ve konusma hizi ve de verdigi bilgi icerigi acisindan oldukca kaliteli buldum. Hem eglenceli hem bilgilendiriciler. Ben en cok bu ikisini begendim.

Mysterious Objects




Milky Way