Wednesday, December 30, 2009
Inception
Bi insanin trailerda tuyleri diken diken olur mu? Gerci bunda Nolan'in potansiyelinin etkisi de vardir. Konudan anladigim kadariyla DiCaprio dedektif gibi bise ve film de bilim kurgu. Insanlarin kafalarinda yarattigi dunyalarda Nolan'in psikolojik anlatimi ile gezmek guzel olacak.
Tuesday, December 29, 2009
Pale Blue Dot
" From this distant vantage point, the earth might not seem of any particular interest. But for us it's different. Consider again that dot. That's here, that's home, that's us. On it everyone you love, everyone you know, everyone you ever heard of, every human being who ever was, lived out their lives. The aggregate of our joy and suffering, thousands of confident religions, ideologies, and economic doctrines, every hunter and forager, every hero and coward, every creator and destroyer of civilization, every king and peasant, every young couple in love, every mother and father, hopeful child, inventor and explorer, every teacher of morals, every corrupt politician, every "superstar," every "supreme leader," every saint and sinner in the history of our species lived there – on a mote of dust suspended in a sunbeam. The Earth is a very small stage in a vast cosmic arena. Think of the rivers of blood spilled by all those generals and emperors so that, in glory and triumph, they could become the momentary masters of a fraction of a dot. Think of the endless cruelties visited by the inhabitants of one corner of this pixel on the scarcely distinguishable inhabitants of some other corner, how frequent their misunderstandings, how eager they are to kill one another, how fervent their hatreds.
Our posturings, our imagined self-importance, the delusion that we have some privileged position in the Universe, are challenged by this point of pale light. Our planet is a lonely speck in the great enveloping cosmic dark. In our obscurity, in all this vastness, there is no hint that help will come from elsewhere to save us from ourselves.
The Earth is the only world known so far to harbor life. There is nowhere else, at least in the near future, to which our species could migrate. Visit, yes. Settle, not yet. Like it or not, for the moment the Earth is where we make our stand.
It has been said that astronomy is a humbling and character-building experience. There is perhaps no better demonstration of the folly of human conceits than this distant image of our tiny world. To me, it underscores our responsibility to deal more kindly with one another, and to preserve and cherish the pale blue dot, the only home we've ever known."
- Carl Sagan May 11, 1996
Gliese 581

Dunyaya en yakin 87inci yildiz sistemi ve yaklasik 20 isik yili uzaklikta. 2007 deki kesifden sonra bilim adamlari tarafindan yogun ilgi gormekte su anda. Cunku dunyaya benzer bulunan ilk gezegen bu sistemde ve ikincisi de. Bu resimde ucuncu ve dorduncu sirada bulunan bej ve mavi gezegenler gl581c ve gl581d. Yildizlarina cok yakinlar ama bu yildiz gunesten daha kucuk.
gl581c'nin yuzey isisi 0 ile 40 santigrat arasinda degisiyor tipki dunya gibi. Oksijen ve metan bulunursa buyuk ihtimal yasam var demekmis. Tahminlere gore ya dunya gibi kayalardan olusan bir gezegen ya da tamamen okyanuslarla kapli bir su dunyasi.
gl581d'nin ise ortalama isisi tahminen -18 derece imis. Ama bulgulara dayanarak greenhouse effect(atmosferin icine hapsolan gazlarin gezegenin isisini korumasi ouyor) gorulmesi olasiligi varmis ki dunyada da varolan bu etki olmasa dunyanin isisi -18 derece olurmus, ilginc bir rastlanti. Bu olay sebebiyle gl581d'de sivi su bulunabilcekmis.
2008'in ekim ayinda bu sisteme radyo dalgasiyla mesaj yollanmis 2029 yilinda varcak, olasi cevap ise en erken 2049 yilinda gelicek. Ayrica hello from earth diye bir site yapmislar bu sene, insanlar gl581d'ye gondermek istedikleri mesaji en fazla 160 karakter ve ingilizce olmak suretiyle buraya vermis. 195 ulkeden 25880 mesaj toplanmis ve 28 agustos 2009'da bu mesajlar da yollanmis. Sitede mesajlar okunabiliyor ve kalan zaman, mesafe sayaci var.
Bir de Darwin adinda, sadece dunya benzeri gezegenleri kesfetmek icin yorungeye yolanilcak bir teleskop projesi 2015'te baslatilcak diye okumustum bi yerde ama simdi akibetini bilemiyorum.
Son olarak bilim adamlari samanyolu galaksisinde 1 milyar adet dunya benzeri yasam standartlarina sahip gezegen bulundugunu tahmin ediyormus. Genelde kucuk yildizlarin cevresinde olabilceklerinden dolayi bulunmasi zor oluyormus. Bunun yanina su grafikteki vebadan sonraki hatta orda yok ama endustri devriminden sonraki dunyadaki insan populasyonu oranina bakin ve bu ikisini kafanizda birlestirin.
Bu yaziyi da bu entriyle noktaliyorum.
Sunday, December 27, 2009
Friday, December 25, 2009
Friday, December 18, 2009
Time of Eve
Bu kadar guzel cizimler, bu kadar guzel bir konu, bu kadar guzel ayarlanmis karakterler ve bu kadar guzel bir atmosfer ile anlatilamazdi. Her sahne ayri bir sanat eseri. Orjinal adi "Eve no jikan". 15 dakikalik 5 bolum ve 27 dakikalik final bolumunden olusan bir sezonluk Japon televizyonlarinda gostermisler agustos 2008, eylul 2009 arasi. 15 dakikalik bir bolum 2 ayda bir cikmis, kaliteli is yapmanin goturusu sanirim. Mayis 2010'da Japon sinemalarinda film olarak gosterceklermis ve dunya capinda DVD olarak piyasaya surceklermis bu filmi. Iceriginden cok soz etmek istemiyorum, cunku izlerken yavas yavas aciga cikiyo, beni eglendiren ogelerden birisi de buydu. Bir suru ayrinti sokusturmuslar dialoglarin, afislerin ve haberlerin arasina. Sunu soyliym bir fikir olmasi acisindan, yakin sayilir gelecek ve hizmetci robotlarin yerini androidlerin almaya basladigi donemde iki genc, androidlerin de duygulari olup olmadigini androidlerin de gelip ozgur davranabildigi "Time of Eve" adindaki gizli bi kafeye takilip buraya takilan android mi insan mi ilk bakista anlasilamayan karakterlerle yakinlasarak ogreniyolar. Sammy, favori karakterim. Yazip cizen isim Yasuhiro Yoshiura'nin 2006 yilinda yaptigi 23 dakikalik Pale Cocoon isimli baska bir guzel eseri de mevcut, o da cok guzel, ozellikle son sahnesi, onu da kesinlikle tavsiye ederim ama Time of Eve kadar zevkli degildi bence. O biraz daha fazla gelecekte ve karanlik bir atmosfere sahip. Konusu biraz daha karisik, dunyada yasanilan nufus patlamasinin sonucu falan. Ve 2500 kusur yilinda metal duvarlar arasinda insanligin gecmisini debeleyen gencin bakis acisindan izliyoruz. Ikisi de oldukca dusundurucu ve zevkli. Yeni sezonu veya yeni bir animeyi dort gozle bekliyorum bu abimizden.izlemek isteyen buraya.
Tuesday, December 15, 2009
Saturday, December 12, 2009
Friday, December 11, 2009
Sanatsal Essay
Monday, December 7, 2009
Free
Big Fish
Internette gezerken tekrar crackle.com diye bi sitenin full olarak gosterdigi filmlerden biri olarak reklamini gordum. Oylesine girdim, sonra cikamadim. Ucuncu kez izlemis oldum sanirim. Tamam senaryo super, alabildigine metaforlarla dolu falan ve o yazmadi ama, cekimler gercekten cok cok guzeldi. Insan kendini izlemekten alamiyor acikcasi. Oyuncular falan da cok guzel. Ewan Mcgregor'un basrolde olmasi onu cok seven biri olarak beni eglendirdi. Steve Buscemi'nin ufak bir yan rolu var. Billy Crudup ve Marion Cotillard vardi ve dikkatimi cekti bu ikisi ayni filmde bidaha rol aldi, Public Enemies. Adamin yasliligi rolundeki Albert Finney ya cok iyi rol yapmis, ya cok iyi oturmus, ya soyledikleri, ya da soz ona gelince calmaya baslayan muzikler cok etkileyici olmus. Filmin sonu ise izledigim en iyi film sonlarindan biri. Hani bos bi son olsa gene guzel film derim ama bu etkileyici son ile mukemmel bir film olmus.
Sunday, December 6, 2009
imdb
link : http://www.imdb.com/title/tt1560703/
fm'ye giremedik bari imdb'ye girelim :p
Saturday, December 5, 2009
Friday, December 4, 2009
Alpha - Surely
Sarkiyi da cok seviyorum ama o son kisma bayiliyorum.
Tremor Christ
Pearl Jam'den bir basyapit daha bu sefer Vitalogy'den. Yield'dan sonra en sevdigim Pearl Jam albumu. Hep bi kenarda unuturum, sonra 5-6 ay gecince dinlerim ve tuylerim diken diken olur. Vokaller dahice. Bass'i baskin tutmalari da hos olmus.




